Bulut

Hibrit ve Çoklu Bulut: AWS, Azure, Google Cloud Seçimi

Hibrit ve Çoklu Bulut: AWS, Azure, Google Cloud Seçimi
Ümraniye Bilişim··Güncellendi: ·8 dk okuma

Bulut stratejisi artık yalnızca buluta geçip geçmemek sorusundan ibaret değil. Hangi iş yükünün şirket içinde kalacağı, hangisinin genel buluta taşınacağı ve tek bir sağlayıcıyla mı yoksa birden fazlasıyla mı çalışılacağı; maliyetten güvenliğe, KVKK uyumundan ekip yetkinliğine kadar birçok sonucu belirleyen kararlardır. Bu rehberde hibrit ve çoklu bulut kavramlarını netleştiriyor, üç büyük sağlayıcıyı bir işletmenin bakış açısıyla karşılaştırıyor ve karar vermenizi kolaylaştıracak bir kontrol listesi sunuyoruz.

Genel, Özel ve Hibrit Bulut Arasındaki Farklar

  • Genel bulut (public cloud): AWS, Microsoft Azure ve Google Cloud gibi sağlayıcıların altyapısını birçok müşteriyle paylaştığı, mantıksal olarak ayrılmış ortamlardır. Hızlı başlangıç, geniş hizmet yelpazesi ve kullanım bazlı ödeme sunar.
  • Özel bulut (private cloud): Tek bir kuruma ayrılmış bulut altyapısıdır. Kendi veri merkezinizde veya bir hizmet sağlayıcının tesisinde, sanallaştırma ve otomasyon araçlarıyla kurulabilir. Kontrol ve özelleştirme imkânı yüksektir; kapasite planlaması ve işletme sorumluluğu ise size aittir.
  • Hibrit bulut: Şirket içi altyapı veya özel bulut ile genel bulutun ortak kimlik yönetimi, ağ bağlantısı ve yönetim araçlarıyla birlikte çalıştığı modeldir. Yalnızca iki ayrı ortamın bulunması hibrit bulut anlamına gelmez; önemli olan ikisinin tek bir mimari olarak tasarlanıp yönetilmesidir.
  • Çoklu bulut (multi-cloud): Birden fazla genel bulut sağlayıcısının birlikte kullanılmasıdır ve hibrit yapıyla aynı anda var olabilir.

Aslında Microsoft 365 kullanan ve şirket içinde bir dosya ya da ERP sunucusu çalıştıran birçok işletme, farkında olmadan hibrit bir yapıdadır. Sorun, bu yapının planlı değil kendiliğinden oluşmuş olmasıdır: iki ayrı kimlik sistemi, tutarsız güvenlik politikaları ve kimsenin bütünü görmediği bir altyapı.

Hibrit Bulut Senaryoları: Ne Yerelde Kalmalı, Ne Buluta Gitmeli?

Her işletme için geçerli tek bir kural yoktur, ancak sahada şu ayrım çoğu zaman iyi sonuç verir.

Yerelde kalması mantıklı olabilecekler

  • Üretim hatlarını yöneten, düşük gecikme gerektiren ve internet kesintisinde de çalışması gereken operasyonel teknoloji (OT) sistemleri.
  • Büyük dosyalarla yerel ağ üzerinde yoğun çalışılan uygulamalar; CAD, video ve büyük görüntü arşivleri gibi.
  • Buluta uyumlu olmayan eski yazılımlar ve donanım anahtarı gerektiren lisanslar.
  • Sürekli ve sabit yük altında çalışan, yakın zamanda yatırımı yapılmış altyapılar.

Buluta taşınması mantıklı olanlar

  • E-posta, dosya paylaşımı ve iş birliği araçları.
  • Değişken yük altındaki web uygulamaları ve kampanya dönemlerinde yoğunlaşan servisler.
  • Test ve geliştirme ortamları.
  • Tesis dışı yedekleme ve felaket kurtarma hedefleri.
  • Farklı lokasyonlardan ve sahadan erişilmesi gereken iş uygulamaları.

Hibrit yapının başarısı üç ortak katmana bağlıdır: tek bir kimlik altyapısı (örneğin şirket içi Active Directory ile Microsoft Entra ID senkronizasyonu), güvenli ve yedekli bir ağ bağlantısı ve iki ortamı birlikte gösteren izleme ve yönetim araçları. Bu katmanlar kurulmadan yapılan taşımalar, yönetimi zor iki ayrı ada yaratır. Taşıma adımlarını buluta geçiş rehberimizde ayrıntılı anlattık.

Çoklu Bulut Stratejisi: Avantajlar ve Yönetim Zorlukları

Çoklu bulut, doğru nedenlerle seçildiğinde değerlidir:

  • En uygun hizmeti seçme: Örneğin kimlik ve ofis uygulamalarında Microsoft ekosistemi, belirli bir veri analitiği ihtiyacında başka bir sağlayıcının hizmeti tercih edilebilir.
  • Sağlayıcı bağımlılığını azaltma: Kritik iş yüklerinin tek bir sağlayıcının fiyat ve politika değişikliklerine bağımlılığı azalır.
  • Dayanıklılık: Bir sağlayıcıda yaşanan bölgesel sorunlarda alternatif bir ortam bulunabilir.

Ancak bunun bir bedeli de vardır:

  • Her platformun güvenlik modeli, kimlik yönetimi, ağ yapısı ve yönetim konsolu farklıdır; ekibinizin her birinde yetkin olması gerekir.
  • Güvenlik politikalarını tutarlı biçimde uygulamak zorlaşır ve yanlış yapılandırma riski artar.
  • Sağlayıcılar arası veri trafiği ücretlendirilir ve gecikme yaratır.
  • Kullanım hacmine bağlı indirimler bölünür, maliyet takibi karmaşıklaşır.

KOBİ ölçeğinde önerimiz genellikle şudur: bir ana sağlayıcı seçin ve o platformda derinleşin; ikinci bir sağlayıcıyı yalnızca belirgin bir iş gereksinimi, örneğin belirli bir hizmet ya da yedekleme ve felaket kurtarma hedefi için ekleyin. Çoklu bulut bir hedef değil, gerektiğinde başvurulan bir araç olmalıdır.

Birden fazla sağlayıcı kullanmaya karar verdiyseniz ortak kuralları baştan belirleyin: tüm ortamlarda aynı kimlik sağlayıcısıyla oturum açma, ortak etiketleme ve adlandırma standardı, merkezi bir güvenlik izleme noktası ve tüm faturaları tek ekranda toplayan bir maliyet raporu. Bu dört unsur olmadan çoklu bulut hızla yönetilemez hale gelir.

AWS, Azure ve Google Cloud Karşılaştırması

Üç sağlayıcı da işlem gücü, depolama, veritabanı, ağ, güvenlik ve yapay zekâ gibi temel alanlarda olgun hizmetler sunar. Fark çoğu zaman teknik kabiliyetten çok ekosistem uyumunda ve işletmenin mevcut durumunda ortaya çıkar.

Amazon Web Services (AWS)

Genel bulut pazarının en eski ve en geniş hizmet kataloğuna sahip oyuncularından biridir. Çok çeşitli hizmet seçenekleri, geniş iş ortağı ekosistemi ve kapsamlı dokümantasyonu öne çıkar. Kendi yazılımını geliştiren, bulut yerel mimari kurmak isteyen ve teknik ekibi güçlü işletmeler için uygundur. Hizmet çeşitliliği doğru yapılandırma ve maliyet takibi için deneyim gerektirir.

Microsoft Azure

Microsoft 365, Windows Server, SQL Server ve Active Directory kullanan işletmeler için en doğal geçiş yoludur. Microsoft Entra ID ile birleşik kimlik yönetimi, şirket içi Active Directory ile hibrit entegrasyon ve bazı mevcut Microsoft lisanslarının bulutta değerlendirilebilmesi önemli avantajlardır. Hibrit senaryolar için geliştirilmiş yönetim araçları sunar. Altyapısı ağırlıklı olarak Microsoft teknolojilerine dayanan işletmelerde bu nedenle sık tercih edilir.

Google Cloud

Veri analitiği, büyük veri işleme ve makine öğrenimi hizmetleriyle öne çıkar. Kubernetes'in Google kökenli olması, konteyner tabanlı mimarilerde onu güçlü bir seçenek yapar. Google Workspace kullanan ve veri odaklı ürün geliştiren işletmeler için cazip olabilir.

Karar verirken hizmet kataloğunu değil kendi durumunuzu değerlendirin: Ekibiniz hangi teknolojiyi biliyor? Mevcut lisanslarınız ve kimlik altyapınız hangi ekosistemde? Çalışacağınız iş ortağının hangi platformda kanıtlanmış deneyimi var? Uygulama üreticileriniz hangi platformu destekliyor?

Yurt içi veri merkezleri ve yerel sağlayıcılar

Üç büyük küresel sağlayıcının yanında, Türkiye'de hizmet veren veri merkezleri ve yerel bulut sağlayıcıları da değerlendirmeye alınmalıdır. Sanal sunucu, özel bulut, kabin kiralama ve yedekleme hedefi gibi ihtiyaçlarda bu seçenekler; verinin yurt içinde kalması, Türk lirası ile faturalama imkânı ve yerel destek gibi avantajlar sunabilir. Buna karşılık hizmet kataloğu, küresel ölçekte bölge çeşitliliği ve yönetilen hizmet derinliği açısından büyük sağlayıcılarla aynı seviyede olmayabilir. Pek çok işletme için en dengeli çözüm; kimlik, e-posta ve iş birliği gibi SaaS hizmetlerinde küresel bir sağlayıcıyı, hassas veri barındıran sunucularda ise yurt içindeki bir veri merkezini kullanan hibrit bir yapıdır.

Veri Yerleşimi ve KVKK Açısından Değerlendirme

Genel bulutta verinin hangi ülkede tutulacağı, seçilen sağlayıcı bölgesine bağlıdır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilerin yurt dışına aktarımını ayrıca düzenler. Kişisel veri içeren bir iş yükünü yurt dışındaki bir bulut bölgesinde çalıştırmak veya yedeklemek yurt dışına aktarım kapsamında değerlendirilebilir ve Kanun'da öngörülen aktarım koşullarının sağlanmasını gerektirir. Bu konunun hukuk danışmanınızla birlikte ele alınması şarttır; genel çerçeve için KVKK uyum rehberimize göz atabilirsiniz.

Teknik tarafta dikkat edilecek noktalar şunlardır:

  • Veri envanterinde hangi iş yüklerinin kişisel veya özel nitelikli kişisel veri içerdiğini belirleyin.
  • Sağlayıcının veriyi hangi bölgede sakladığını, yedek ve replikasyon kopyalarının nereye gittiğini doğrulayın.
  • Şifreleme anahtarlarını kendi kontrolünüzde tutma seçeneklerini değerlendirin.
  • Destek ve yönetim erişiminin hangi ülkelerden yapılabildiğini sorun.
  • Sektörel düzenlemelerin (finans, sağlık) ek kısıtlar getirip getirmediğini kontrol edin.

Hassas iş yüklerini yurt içindeki veri merkezlerinde veya şirket içinde tutup diğerlerini genel buluta taşımak, hibrit yapının en yaygın kullanım gerekçelerinden biridir.

Maliyet, Destek ve Entegrasyon Kriterleri

  • Maliyet modeli: İşlem gücü, depolama, veri çıkışı, destek planı ve uzun vadeli kullanım taahhüdü seçenekleri. Liste fiyatlarından çok, kendi iş yükünüz için yapılmış bir hesaplamaya bakın. Fiyatlandırma döviz bazlı olabileceğinden kur riskini de bütçeye dahil edin.
  • Destek: Sağlayıcıların kendi destek planları ücretlidir ve seviyeye göre yanıt süreleri değişir. Pratikte Türkçe ve hızlı destek sunan yerel bir iş ortağı daha belirleyici olabilir.
  • Entegrasyon: Mevcut kimlik altyapınız, ERP ve iş uygulamalarınız, izleme ve yedekleme araçlarınızla uyum.
  • Ağ bağlantısı: Şirket içi ile bulut arasında VPN veya özel bağlantı seçenekleri ve bunların maliyeti.
  • Çıkış kolaylığı: Bir gün sağlayıcı değiştirmek isterseniz veri ve iş yüklerinizi ne kadar kolay taşıyabilirsiniz? Konteynerler ve açık standartlar bu esnekliği artırır, sağlayıcıya özgü hizmetler ise azaltır.

Bulut faturasını geçiş sonrasında kontrol altında tutma yöntemlerini bulut maliyet optimizasyonu rehberimizde ele aldık.

Doğru Mimariyi Seçmek İçin Karar Kontrol Listesi

  1. İş yüklerimizin envanteri, kaynak kullanımı ve bağımlılıkları çıkarıldı mı?
  2. Her iş yükü için yerelde kalma, buluta taşınma veya SaaS ile değiştirilme kararı gerekçelendirildi mi?
  3. Kişisel veri içeren iş yükleri ve bunların saklanacağı lokasyon belirlendi mi?
  4. Mevcut kimlik altyapımız ve lisanslarımız hangi sağlayıcıyla en iyi uyumu sağlıyor?
  5. Ekibimiz veya iş ortağımız seçilen platformda yetkin mi?
  6. Şirket içi ile bulut arasındaki bağlantı yedekli ve yeterli kapasitede mi?
  7. İkinci bir bulut sağlayıcısı için somut bir iş gerekçesi var mı?
  8. Güvenlik politikaları, yedekleme ve izleme tüm ortamlarda tutarlı uygulanabilecek mi?
  9. Maliyet takibi ve bütçe uyarıları kimin sorumluluğunda?
  10. Sağlayıcıdan çıkış senaryosu düşünüldü mü?

Bu sorulardan birine net yanıt veremiyorsanız, karar vermeden önce o konuyu netleştirmek genellikle en ucuz ve en hızlı yoldur.

Sonuç

Hibrit ve çoklu bulut kararları, en popüler sağlayıcıyı seçmekten çok iş yüklerinizi, veri sorumluluklarınızı ve ekibinizin yetkinliğini doğru okumaya dayanır. Bulut çözümleri hizmetimiz kapsamında envanter analizi, sağlayıcı seçimi ve hibrit mimari kurulumunu sizinle birlikte yürütebiliriz. İşletmeniz için doğru mimariyi netleştirmek üzere ücretsiz ön görüşme için bize ulaşın.

Sık sorulan sorular

Hibrit bulut, şirket içi altyapı veya özel bulut ile genel bulutun birlikte yönetildiği yapıdır. Çoklu bulut ise birden fazla genel bulut sağlayıcısının birlikte kullanılmasıdır; iki yaklaşım aynı anda da uygulanabilir.

Bu konuda yardıma mı ihtiyacınız var?

Uzman ekibimiz işletmenize özel bir değerlendirme hazırlasın.

Ücretsiz Danışmanlık

İlgili hizmetlerimiz

Bulut konusunda işletmenize özel destek için Bulut Teknoloji Hizmetleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.